fbpx

Kişisel Gezi, Yemek, Kültür ve Fotoğrafçılık Blog Sitesi

Seferihisar /Bademler Köyü

Seferihisar /Bademler Köyü

Bazen başını alıp anlamsızca yola çıkma isteği size de geliyor mu ?
Benden hiç gitmiyor 🙂
Geçenlerde bir pazar tam olarak öyle oldu ne yapayım nereye süreyim kimler yol arkadaşım olur, Karşıyaka’ya mı gitsem derken bir anda kendimi Bademler köyüne giderken buldum .Gazeteden eski iş arkadaşım Yusuf ve eşi Bahriye her hafta davet ediyor ve bir sebepten gidemiyordum plansız olunca oluyormuş .

Motorda olmanın en güzel yanı her an her yere gidebilme özgürlüğünü hissediyor olman.
Tertemiz bembeyaz hemen hemen herkesin eş dost akraba olduğu beyaz köye vardım . Pazar günleri köy meydanında pazar var . Eğer erken giderseniz Godalak alabilirsiniz . Benim köyün en sevdiğim kısmı ise ata mayasından üretilen ekşi maya ekmeği.
Ayda 1 ekmek tüketen biri için en iyi ekmek için uzun yollara gidebilirim 🙂

Bademler köyü bir çok açıdan görülmesi gereken ege köylerinin başında geliyor
sebebini minik başlıklarla anlatayım ;

*Bademler Köyü temizliği ile de dikkat çeken bir köy. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 2012’de yaptığı bir yarışma sonucu Türkiye’nin en temiz köyü seçilen bu köyde haftanın her günü sokaklar yıkanıyor.

*Bademler, ülkemizde tiyatrosu olan ilk ve tek köy. Köye tiyatro sevgisini 1925 yılında atanan öğretmen Mustafa Anarat aşılamış. Anarat köylülere müsamereler oynatmış ve böylece köyü tiyatro sevdası sarmış. Daha İzmir’de Devlet Tiyatrosu yokken Bademler’de tiyatro oyunları sahnelenmiş. 1933 yılından günümüze kadar her yıl Bademler’de bir yada iki oyun oynanmış ve halen yılda 2 oyun çıkaran köylüler başka şehir ve ülkelerde oyunlarını sergiliyorlar. Anarat’ın yetiştirdiği öğrenciler köyün aydınlanmasında da büyük rol oynamış.

Eskiden oyunlar Çeşmebaşı olarak anılan köyün meydanında sahneleniyormuş. 1963 yılında imece usulüyle bir tiyatro binası yapmaya başlamışlar.

*Bademler köyü Türkmen Alevi köyüdür, genel olarak Tahtacı alevileri yaşıyor. Bu güzel köyde yaşayan Türkmen Alevilerine Tahtacı denmesinin sebebi 19. yüzyılın başına kadar bu yörede göçebe olarak yaşıyorlar, Ormanlardan ağaç kesip, tahta biçip odun satıyor olmaları tahtacı alevi sıfatını beraberinde getiriyor..

*Köyde cami de, cem evi de yok. Halkının tamamı Alevi olmasına rağmen cami yapmaya çalışmışlar, ancak halk kabul etmemiş. Allah’la aramıza girmeyin, bize tiyatromuz yeter demişler.

Pazar günü ne yapalım diye düşünenler için pazar alışverişi yapılıp, köy meydanında köfte ekmek ve çay kahve keyfi önerilir.



Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir